Kahramanlar Arasındaki Özel Diyaloglar | TürkOW
Mercy

Hemen hemen her oyunda olduğu gibi Overwatch’ta da sadece belli koşullarda meydana gelen ve oyuncuya hikaye ile özdeşleşme imkanı tanıyan belli replikler bulunuyor. Bu repliklerden bazılarını derleyen bir Reddit konusunu Ywizzle adlı üyemiz çevirmiş ve topluluğa armağan etmiştir. Replikleri okumadan önce oyunun ve kahramanların hikayelerini okumanızı şiddetle tavsiye ederiz.

Soldier-76: Şu kötü adam olayına çabuk alıştığının farkındasın, değil mi?
Reaper : Sen de nasıl izci olacağına çabuk alıştığının farkındasın.


 Lúcio: Yetişemiyor musun ?

 Tracer: O zaman önümden çekil!


 Mercy: Benim amacım bu değildi, Reyes.

 Reaper: Tam olarak ne yaptığını çok iyi biliyordun.


 McCree: (Düşman Reaper’ı öldürdükten sonra) Birisinin bunu yapması gerekiyordu, sanırım benim olmam uygun düştü.


 Lúcio: Winstonnn, nasıl gidiyor ?

 Winston: Ahh… iyi sanırım. Büyük bir görev bizi bekliyor.. ah.. anladım.


 Winston: Zaman hızlandırıcına ayar yapılması gerekiyor mu ?

 Tracer: Bence — (Ağzından değişik sesler çıkarır) (Gülmeye başlar) Şaka yapıyorum Winston! Gayet iyi çalışıyor!


 Tracer: Vay! Shimbali ile tanışmak benim için bir onurdur. Mondatta bana ilham olmuştu.

 Zenyatta: Hepimize oldu. Onu çok özlüyorum.


 Winston: Senin annen benim için bir kahramandı. Hepimiz için.

 Pharah: Muhtemelen onu benden daha iyi tanıyordun.


 Mercy: Annen hep onun gittiği yoldan gitmeni istemişti.

 Pharah: Öyle mi? Komik, bana hiç öyle bir şeyden bahsetmedi.


 Soldier-76: Annen seninle gurur duyardı.

 Pharah: Öyleyse sen annemi çok iyi tanımıyordun.


 Lúcio: D.Va insan halinde! Vaay! Bir imzanı alabilir miyim ?

 D.Va: Eğer bende senin imzanı alırsam olur! Yeni albümünü çok seviyorum!


 Winston: (Watchpoint: Gibraltar haritasında) Af edersiniz, burası çok dağınık. B-Ben misafir beklemiyordum.


 Lucio: Reinhardt, senin için yeni melodiler bulmamız gerekiyor.

 Reinhardt: Ah, siz günümüzün çocukları ve tekno müzikler! Klasik müzikleri de sevmen gerekir, Hasselhof mesela!

 Lucio: Şu an seni hiç ciddiye alamıyorum.


 Tracer: Neye bakıyorsun öyle?

 Widowmaker: Bir sinir bozukluğuna.


 Widowmaker: Görünüşe göre birlikte çalışacağız.

 Tracer: Hiç hoşuma gittiğini sanma.


 Tracer: (Dost Lucio’ya): Lucio! Seninle yarışacağım.

 Lucio: Başlayalım!


 Tracer: (Düşman Winston’ı öldürdükten sonra) Üzgünüm koca adam!


 Pharah: Reinhardt, biliyor musun ben küçükken duvarımda senin bir posterin vardı.

 Reinhardt: O posteri hatırlıyorum. Saçlarım muhteşemdi.


 McCree: (Dost bir Reaper şarjör değiştirince) O silahları sana ortalığa çöp gibi at diye vermediler.

 Reaper: Senden ders alacak değilim.


 Zarya: Yarısı makine olan bir adama nasıl güveneyim ?

 Genji: İçimde hâlâ bir insanın kalbi atıyor.


 Zarya: Arkanı kolla, Omnic.

 Zenyatta: Ben de senin arkanı kollayacağım.


 Zenyatta: Senin kardeşini tüketen öfkeyi hissediyorum.

 Hanzo: Ben onun gibi değilim.


 Mei: Sen hiçte hoş olmayan bir kabadayısın, kendine aynada nasıl bakabiliyorsun ?

 Junkrat: Ah, bu çok sert oldu. / Beni affet ama ben kendimi özgürlük savaşçısı olarak görüyorum. Yanlış anlaşılmış bir özgürlük savaşçısı.


 Zarya: (Düşman bir Zenyatta’yı öldürdükten sonra) Asla bir Omnic’e güvenme.


 Genji: (Mercy tarafından hayata döndürüldükten sonra) Benim hayatımı bir kez daha kurtardın, Doktor Ziegler.


 Genji: (Hanamura’ya gelince) Shimada kabilesinin gerçek hükümdarı geldi.


 Hanzo: Senin asla bir değerin olmayacak.

 Genji: Göreceğiz… kardeşim.


 Widowmaker: Burada çocuklara yer yok.

 D.Va: Sen kime çocuk diyorsun ?


 Tracer: Sanırım benim kuantum dengeleyicim arızalı.

 Başka bir Tracer: Ben de tam aynı şeyi diyecektim! Tuhaf.


 Reinhardt: Senin bir imzanı alabilir miyim ? … Acaba benim için bir şey imzalayabilir misin !… B-Bir arkadaşım için.

 D.Va: Tabii ki! Al bakalım! Sevgiler, D.Va! / Bu maç bittikten sonra, şimdi ciddileşme zamanı.


 Junkrat: Merak etmeyin, süvari burada.

 Tracer: Hey! O benim sözüm!


 Lucio: Hey Bastion, şunu dinle! Beep bop bop beep bop beep.

 Bastion: Beep bop beep…


 Mercy: Reinhardt, artık senin bırakma zamanın gelmedi mi? Gittikçe gençleşmiyorsun.

 Reinhardt: Asla! Son nefesime kadar savaşacağım.


 Reinhardt: (Düşman bir Reaper’ı öldürdükten sonra) Hain!


 Widowmaker: (Numbani haritasında) O eldiveni alacağım.


 Mei: Doktor Ziegler, seni son görüşümden beri hiç yaşlanmamışsın.

 Mercy: Sen de öyle, Mei.


 Mercy: Mei, bir gün bile yaşlanmamışsın. Bu sırrın nedir ?

 Mei: Kriyostat. Ama herkese tavsiye etmem.


 Reaper: Görünüşe göre yine beraber çalışıyoruz.

 Widowmaker: Umarım bu kez müzedekinden daha iyi gider.


 Zenyatta: En iyi çırağımla çalışmak benim için bir onur.

 Genji: Burada olduğuma minnetarım, üstadım.


 Tracer: Winston! Tam senlik bir şey var bende!

 Winston: Son kez söylüyorum, artık muz istemiyorum.

 Tracer: (Kıkırdayarak) Ah, Winston! En sevdiğinden getirdim!


 Torbjorn: Bazen merak ediyorum o kadar zırh senin beynini hiç yavaşlatmıyor mu?

 Reinhardt: Evet, ben de bazen merak ediyorum senin sürekli kötü ruh halinde olmanın boyunla bir ilgisi var mı?


 Soldier-76: Senin öldüğünü sanmıştım.

 Reaper: Bana yaramadı.


 Reaper: Bildiğin her şeyi sana ben öğrettim.

 McCree: Her şeyi değil / Neyse ki hâlâ yanımda birkaç numaram var.


 D.Va: (Hollywood haritasında) Burası tam benlik yer! Işıklar, kamera, motor!


 Zenyatta: (Düşman Genji’yi öldürdükten sonra) Görünüşe göre bu turu ben kazandım.


 Reaper: Zavallı Winston. Çocukları korkutmamak için saklanması gerekiyor.

 Winston: Bence çocuklar bile senden korkmazlar.


 Reaper: (Düşman Mercy’i öldürdükten sonra) Unutma, bunun sorumlusu sensin !


 Mercy: Uzun zaman oldu Genji, nasılsın ?

 Genji: Artık tek parçayım.


 Hanzo: (Düşman Genji’yi öldürdükten sonra) Ben kazandım kardeşim, aynı çocukken olduğu gibi.


 Hanzo: Söylesene Junkrat, hazineyi nereye sakladın? Hepsini kendin için alamazsın.

 Junkrat: Ne hazinesi ? (Sinirli şekilde) Ne demeye çalıştığını bilmiyorum dostum.


 Reaper: Orada ne buldun fare ?

 Junkrat: Ne demeye çalıştığını bilmiyorum dostum.


 Lucio: Vishkar asla insanların özgür olması gerektiğini anlamayacak!

 Symmetra: Ne biliyorsun ki ? Özgürlük, iyilikten daha fazla zarara yol açan bir yalandır.


 Mei: Zarya, o kadar az elbise giyip soğukta nasıl savaşıyorsun ?

 Zarya: Eğer kabanını bana verirsen sana sırrımı söylerim.


 Genji: Senin için henüz çok geç değil kardeşim. Hâlâ kendini kurtarabilirsin.

 Hanzo: Hayır, benim için sadece onursuzluk var, kardeşim / Sen benim tanıdığım Genji değilsin.


 Zenyatta: (Nepal haritasında) Buraya gelmeyeli biraz zaman geçmiş. Acaba kardeşlerim beni gördüğüne sevinirler mi ?


 Reinhardt: Benim zırhıma daima güzel göz kulak oldun…

 Torbjörn: Bu sefer tek parça halinde tutmaya çalış.


 Tracer: O kadar elbisenin içinde çok bunalmaz mısın ?

 Mei: Biliyorum, ama artık değiştirmek için çok geç.


 Junkrat: (Nepal haritasında) Burayı hiç sevmiyorum.

 Mei: Dağları çok seviyorum! Keşke tırmanmaya gidebilsem!


 Reinhardt: (Yakınlarda dost bir Torbjörn birisini öldürünce) İyi işti benim ufak İsveçli dostum!


 Junkrat: Sana bakınca bana üşüme geliyor!

 Mei: Başka bir tarafa bakabilirsin.


 Roadhog: Belki bu sefer beladan uzak durabilirsin.

 Junkrat: Ah, en iyi tavrımı göstereceğim.


 Zenyatta: (Dost bir Genji’ye Harmony Orb attıktan sonra) Ahenk içinde yürü, öğrencim.


 Genji: (Düşman bir Zenyatta’yı öldürdükten sonra) Görünüşe göre kendimi geliştiriyorum, üstadım. / Görünüşe göre galibiyet bende, üstadım.


 Reaper: (Düşman Bastion veya Zenyatta’yı öldürdükten sonra) Konserve kutuları: Sürüsüne bereket.


 Reaper: (Düşman bir Soldier-76’yı öldürdükten sonra) Böyle olması gerekiyordu.


 Mei: Gözlüklerini sevdim !

 Winston: Ah.. Te-Teşekkürler.. Ben de seninkileri sevdim!


 Genji (Hanamura haritasına gelince): Burada gençliğimin çok fazla saatini ziyan ettim.


 Junkrat: (Düşman Zenyatta tarafından Discord Orb alınca) Pislik hurda parçası!


 Reaper: (Öldürdüğü bir düşman Mercy tarafında hayata döndürülünce) Ah, alay ediyor olmalısın..


 Symmetra: Zırh? Ne kadar pozitif ilkel.

 Torbjörn: Son baktığımda, kimse senin fikrini sormamıştı.


 Torbjörn: Hehe, elbisende bir şey var.

 Symmetra: Hayır, yok.


 Symmetra: Düşününce, bir sokak kavgacısıyla çalışmam gerekiyor.

 Lucio: Evet, ben de bu plandan çok memnun değilim.


 Symmetra: (Düşman bir Lucio’yu öldürdükten sonra) İşlediğin suçlar için bir ceza.


 Symmetra: (Dorado haritasında) Bu yer Vishkar geliştirmek için muhteşem bir alan olurdu.


 Mei: Vay, Tracer! Tam bir kahramansın!

 Tracer: Hayır, Mei, gerçek kahraman sensin!


 Tracer: (Düşman bir Reaper’ı öldürdükten sonra) Ölüm geliyor…


 Junkrat: (Zenyatta tarafından Discord Orb alınca) Arada bir ıskalarsın.


 D.Va: (Hanamura’ya gelince) Hey! Buradaki oyunları kim havaya uçurdu? / Kimse benim puanımı geçemez.


 Reaper: (Dost bir Mercy tarafından hayata döndürülünce) Bu senin hatan…

 Mercy: Benim aklımdan geçen bu değildi.


 Torbjörn: (Numbani haritasına gelince) Hayır, hayır. HAYIR! HAYIR!


 Torbjörn: (King’s Row haritasında) Şu Londralılar doğru düşünüyorlar bana sorarsanız. Omnicler, değil mi? Hah!


 D.Va: Dev bir goril! Aynı eski video oyunlarında olduğu gibi!

 Winston: Ah, evet, um, peki öyleyse. / Bunu çok duyuyorum.


 Hanzo: (Hanamura’ya gelince) Bunların hepsinin benim olması gerekiyordu…


 Roadhog: (Nepal haritasında) Mükemmel yer, ne yazık ki birilerini öldürmem gerekecek.


 Widowmaker: (Mercy tarafından hayata döndürülünce veya hasar yükseltme verilince) Beni çok seviyor olmalısın, ha?


 Reinhardt: (Dost bir Torbjörn’ün ölümünü görünce) Torbjörn! İntikamını alacağım!


 Mei: (Gibraltar saldırı odasında) Winston, sanırım bu eşitliklerden birisi yanlış.


 Junkrat: Hey Tracer, şu bombalarına bir bakabilir miyim?

 Tracer: Asla olmaz / Önce ölmem gerekir.


 Zarya: Reinhardt! Benimle bilek güreşi yapacağını söylemiştin. Korkuyor musun?

 Reinhardt: Korkmak? Ben? Asla!


 Soldier-76: (Gibraltar haritasında) Overwatch’ı tekrar bir araya getirmek? Amaç nedir ki?


 Roadhog: (King’s Row haritasında) Sanırım çaldığımız mücevherlerden dolayı bize hâlâ kızgınlar… O tacı özlüyorum.


 Hanzo: Burası Shimada kabilesinin evi / eviydi.


 Torbjörn: Winston, hâlâ o toz alıcı silahı mı kullanıyorsun? İşine yarıyor mu?

 Winston: Gelip kendin öğrensene.


 Hanzo: (Hanamura haritasına gelince) Burası bir zamanlar benim evimdi… Ama artık değil.


 McCree: (Düşman Soldier-76’yı öldürdükten sonra) Aah! Bir hayalet gördüğümü sandım.


 Soldier-76: (Düşman bir Reaper’i öldürdükten sonra) Birisinin yapması gerekiyordu.


 Widowmaker: (Düşman Soldier-76’yı öldürdükten sonra) Bir efsane gidiyor.


 Reaper: (Bir Overwatch karakterini öldürdükten sonra) Birisi daha listeden eksildi.


 Reaper: (Düşman Winston’ı öldürdükten sonra) Aptal maymun.


 Soldier-76: (Dorado haritasında) Lumerico neyin peşinde bilmek istiyorum.


 McCree: (Route 66 haritasında) Ben olsam o kahveyi içmezdim, tadı aynı haşlanmış kum gibi.


 Soldier-76: (Düşman bir Reinhardt’ı öldürdükten sonra) Her zaman kendine çok güvenirdi.


 Soldier-76: (Birisini öldürünce) Hâlâ öğrenmen gereken şeyler var.


 Genji: (Hanamura haritasında) Burada kalbim huzur içinde.


 Junkrat: (King’s Row / Dorado haritasında) Burada bazı robotlara bomba götüreceğiz ve bunun için bana para verecekler. Sevdim!


 Lucio: (Numbani haritasında) Burası tam benlik bir şehir, herkes istediği şey olmakta özgür.


 Soldier-76: (Route 66 haritasında) Reyes’in Deadlock çetesiyle çok önceden ilgilenmesi gerekiyordu.


 Junkrat: (Nepal haritasında) Eğer bu robotlar ışığa gitmek istiyorlarsa, onları oraya götürmekten memnuniyet duyarım.


 Torbjörn: (Nepal haritasında) Bu sanki benim 1000 kabusumun bir araya gelmesi gibi.


 Soldier-76: (Pharah’ın kendisini roketlerle öldürmesini gördükten sonra / havada vurulduktan sonra) Görüyorum ki nişan yeteneğini annenden almışsın.


 Genji: (Numbani haritasında) Burada bile dışlanmış hissediyorum.


 Reaper: (Route 66 haritasında) Ah, şu nankörü burada almıştım.


 Junkrat: Hey, geçen gün bana DomuzSurat’ın (Pigface) söylediği espriyi duymalısın! Roadhog!

 Roadhog: (Homurdanır)


 Lucio: (King’s Row haritasında) Acele edebilir miyiz? Bu akşamki gösteriye biletim var.


 Winston: (Düşman bir Reaper’ı öldürdükten sonra) Benim gözlüklerime bulaşma.


 Torbjörn: Robotuna şöyle hızlıca bir göz atabilir miyim?

 D.Va: Çek ellerini!


 Mei: (Route 66 haritasında) Sanırım bu yer için çok fazla elbise giymişim.


 Tracer: (Dost bir Winston’ın birisini öldürdüğünü görünce) Winston! Hayvanın tekisin!


 Torbjörn: Reinhardt, en az sayıda düşman öldüren görevden sonra içecekleri alsın mı?

 Reinhardt: (Gülerek) Gösterelim şu çocuklara nasıl yapılırmış.


 Junkrat: (Dost bir Roadhog birisini öldürünce) Seni yanımda tutmamın bir sebebi olduğunu biliyordum, ve sebebi bu süslü konuşma değil.


 Roadhog: (Maskesi olan birisini öldürünce) Güzel maske!


 McCree: (Reaper’ı Öldürünce) Seni daha önce öldürmüş müydüm? Yüzün tanıdık geldi.


 Torbjörn: (Volskaya Industries Savunma) İşte tam benlik bir fabrika.

Replikler konusundaki düşüncelerinizi ve varsa sizin fark ettiğiniz replikleri bizimle paylaşmak için forumdaki konuya yazabilirsiniz.


Foruma Git

MOBA’dan RPG’ye, FPS’den Simülasyon oyunlarına 10 senedir oynanmadık tür bırakmayan bu kişilik, az buçuk İngilizcesiyle şimdi de Overwatch’u yerelleştirmeye soyundu.
Competitive Play - Golden Gun Sistemi Detayları
21 Haziran 2016 PTR Yama Notları ve Competitive Play Sistemi

Yorumlar

yazar Conquerer
TARİH
Görüntülenme 1458
5
Web Design BangladeshWeb Design BangladeshMymensingh